Rejeneratif Cilt Tedavileri
Yaş alma, güneş maruziyeti, çevresel faktörler ve stres; zamanla ciltte nem kaybı, elastikiyet azalması ve mat görünüm oluşmasına neden olabilir.
Rejeneratif cilt tedavileri; cildin doğal yenilenme süreçlerini desteklemeyi, cilt kalitesini artırmayı ve daha sağlıklı bir görünüm elde etmeyi amaçlayan uygulamalardır.
Tedavi planı; kişinin cilt yapısı, ihtiyaçları ve beklentilerine göre kişiye özel oluşturulur.
Nem Aşıları
Hyalüronik asit içerikli nem destekleyici uygulamalardır.
Özellikle:
-
Kuruluk
-
Mat görünüm
-
İnce çizgiler
-
Nem kaybı şikayetlerinde tercih edilebilir
Amaç; cilde daha canlı, parlak ve nemli bir görünüm kazandırmaktır.
Somon DNA Uygulamaları
Polinükleotid içerikli rejeneratif uygulamalardır.
Özellikle:
-
Yorgun cilt görünümü
-
Elastikiyet kaybı
-
Hassas ve yıpranmış cilt yapısı
-
Göz çevresi desteği gibi durumlarda destekleyici amaçla uygulanabilmektedir
Cilt kalitesini desteklemeyi ve daha sağlıklı bir görünüm elde etmeyi hedefler.
Sıkça Sorulan Sorular
Rejeneratif tedaviler; cildin doğal onarım mekanizmalarını desteklemeyi, kolajen üretimini uyarmayı
ve cilt kalitesini iyileştirmeyi hedefleyen uygulamalardır. Amaç hacim vermekten çok cildin kalitesini
artırmaktır.
Hayır. Botoks kas hareketlerini düzenler, dolgular hacim kazandırır. Rejeneratif tedaviler ise cilt
kalitesi, elastikiyet ve doku iyileşmesini hedefler. Çoğu zaman birbirini tamamlayan uygulamalardır.
Rejeneratif tedaviler sabır gerektirir. İlk değişiklikler birkaç hafta içinde fark edilebilir ancak kolajen
yeniden yapılanması aylar boyunca devam eder.
Tedavi protokolü kullanılan yönteme ve cilt ihtiyacına göre değişir. Çoğu uygulamada tek seans yerine
kür şeklinde planlama yapılır.
Evet. Amaç sadece yaşlanma belirtilerini tedavi etmek değil; cilt kalitesini korumak ve kolajen
rezervini desteklemektir.
Somon DNA olarak bilinen uygulamalar, yüksek saflıkta polinükleotidler içerir. Bunlar ciltte doku
onarımı, hidrasyon ve kolajen üretimini destekleyen biyolojik moleküllerdir.
Polinükleotidler genellikle somon kaynaklı yüksek saflıkta DNA parçalarından elde edilir ve insan
dokularıyla biyolojik uyumluluk gösterecek şekilde işlenir.
Cilt kalitesini, elastikiyeti ve nem seviyesini desteklemeyi amaçlar. Özellikle ince, hassas ve yıpranmış
ciltlerde sık tercih edilir.
Evet. Polinükleotidler özellikle göz çevresi gibi hassas bölgelerde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Hayır. Hacim vermekten çok cilt kalitesini ve doku sağlığını iyileştirmeyi hedefler.
Son yıllarda yayınlanan çalışmalar ve konsensus raporları umut verici sonuçlar bildirmektedir. Ancak
dolgu ve botoks kadar uzun yıllara yayılan veri henüz bulunmamaktadır.
PRP, kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmanın cilde uygulanması işlemidir.
Amaç büyüme faktörlerinden yararlanarak doku onarımını desteklemektir.
İçerdiği büyüme faktörleri sayesinde kolajen üretimini ve hücresel yenilenmeyi destekler.
Cilt kalitesi, ince kırışıklıklar, mat görünüm, saç dökülmesi ve bazı skar tedavilerinde destekleyici
olarak kullanılabilir.
Evet. Kullanılan materyal kişinin kendi kanından elde edilir. Bu nedenle alerjik reaksiyon riski oldukça
düşüktür.
PRP kişinin kendi kanından elde edilip, daha çok büyüme faktörleri aracılığıyla rejenerasyonu
uyarırken; polinükleotidler ise somon kaynaklı DNA fragmanları içerip, cilt ortamını destekleyerek
doku onarımını ve hidrasyonu hedefler. Güncel yaklaşım bunları rakip değil, tamamlayıcı tedaviler
olarak değerlendirmektedir.
Hayır. Çoğu hastada birkaç seanslık uygulama ve zaman içerisinde gelişen biyolojik yanıt gerekir.
Mezoterapi; vitaminler, aminoasitler, antioksidanlar ve çeşitli aktif içeriklerin cildin orta tabakasına
uygulanması işlemidir.
Cildin nemlenmesine, daha canlı görünmesine ve bazı hastalarda cilt kalitesinin desteklenmesine
yardımcı olabilir.
Hayır. Mezoterapi bir botoks veya dolgu alternatifi değildir. Daha çok cilt kalitesini desteklemeyi
hedefler.
Mezoterapi, ürünlerin uygulama tekniği olarak ifade edilir. Somon DNA olarak bilinen polinükleotitler
de mezoterapi şeklinde uygulanır.
Mezoterapide kullanılan içerikler ve protokoller çok değişkendir. Bu nedenle bilimsel kanıt düzeyi
uygulamadan uygulamaya farklılık gösterebilir.
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Cildin ihtiyacı, yaş, beklenti ve tedavi hedefi belirleyicidir. Güncel
yaklaşım “en iyi tedavi” aramak yerine doğru hastaya doğru tedaviyi seçmektir.
Evet. Güncel rejeneratif dermatoloji yaklaşımında kombine tedaviler sık kullanılmaktadır. Amaç farklı
mekanizmalar üzerinden cilt kalitesini desteklemektir.
Hayır. Yaşlanmayı durdurmazlar. Ama cilt kalitesini destekleyerek yaşlanma belirtilerinin daha yavaş
ve daha kontrollü ilerlemesine yardımcı olabilirler.