Uzm. Dr. Özlem Gürbüz Nazlı

Yükleniyor...

Medikal ve kozmetik dermatolojinin kesişim noktasında, cildinizin sağlığını ve doğal estetiğini önceliğimiz yapıyoruz.

Tırnakların Hava Alması Gerekir mi?

  • Anasayfa
  • Tırnakların Hava Alması Gerekir mi?
Tırnakların Hava Alması Gerekir mi?

Tırnakların Hava Alması Gerekir mi?

“Bir süre oje sürme, tırnakların hava alsın.”

Özellikle uzun süre oje, kalıcı oje veya jel uygulaması kullandıktan sonra bu öneriyi sık duyarız.

Peki tırnaklarımız gerçekten nefes alıyor mu? Ojenin altında kaldığında oksijensiz mi kalıyor?

Kısa cevap: Hayır. Tırnakların sağlıklı kalabilmek için dışarıdaki havadan oksijen alması gerekmez.

Ancak bazı tırnak uygulamalarına ara vermenin faydalı olabileceği durumlar vardır. Bunun nedeni tırnağın “nefes alması” değil; tekrarlayan kimyasal ve mekanik hasarın azaltılmasıdır.

Tırnak Aslında Canlı mı?

Tırnağın oluştuğu tırnak matriksi canlı bir dokudur. Ancak dışarıdan gördüğümüz sert tırnak plağı, büyük ölçüde keratinize hücrelerden oluşur.

Tırnak plağının kan damarları veya akciğer gibi havadan oksijen alan bir sistemi yoktur.

Tırnak ünitesinin canlı dokuları ihtiyaç duydukları oksijen ve besinleri kan dolaşımından alır.

Dolayısıyla tırnağın üzerinde oje bulunması, tırnağın “nefessiz kalmasına” neden olmaz.

O Zaman Neden Ojeye Ara Verilmesi Öneriliyor?

Burada “hava alma” ile “hasardan uzak kalma” birbirine karıştırılıyor.

Özellikle sık yapılan kalıcı oje, jel ve protez tırnak uygulamalarında tırnak şu etkenlere maruz kalabilir:

  • Tekrarlayan törpüleme,
  • Aseton ve diğer çözücüler,
  • Ürünün kazınarak veya soyularak çıkarılması,
  • Mekanik travma,
  • Akrilat ve metakrilat içeren ürünlerle temas.

Zaman içerisinde bunlar tırnak plağında incelme, kırılganlık, soyulma ve çatlamaya katkıda bulunabilir.

Bu nedenle uygulamalara ara vermek bazı kişilerde faydalı olabilir; fakat amaç tırnağa oksijen ulaştırmak değil, yeni hasarı azaltmaktır.

Normal Oje ile Kalıcı Oje Aynı Şey mi?

Hayır.

Klasik oje genellikle tırnak plağından daha kolay uzaklaştırılır ve uygulama sırasında tırnak yüzeyinin yoğun şekilde törpülenmesini gerektirmez.

Jel, kalıcı oje ve bazı yapay tırnak sistemlerinde ise uygulama ve özellikle çıkarma işlemleri tırnak plağı üzerinde daha fazla mekanik ve kimyasal stres oluşturabilir.

Dolayısıyla “tırnağın üzerinde bir ürün bulunması” ile “tırnağın zarar görmesi” aynı şey değildir.

Sorun çoğu zaman tırnağın kapalı kalması değil, uygulama ve çıkarma sürecinde tırnağa ne yapıldığıdır.

Jel ve Kalıcı Oje Tırnağı İnceltebilir mi?

Evet.

Özellikle uygulamaların sık tekrarlanması, tırnak yüzeyinin fazla törpülenmesi ve ürünün kazınarak veya soyularak çıkarılması tırnak plağını inceltebilir.

Asetonla uzun süreli ve tekrarlayan temas da tırnak ve çevresindeki deride kuruluğu artırabilir.

Bu nedenle kalıcı ojeyi tırnaktan kaldırarak veya kazıyarak çıkarmak yerine uygun yöntemlerle uzaklaştırmak önemlidir.

Tırnakların Ojeden Sonra Sararması Oksijensiz Kaldığını mı Gösterir?

Hayır.

Özellikle koyu renkli ojelerdeki pigmentler tırnak plağında geçici renk değişikliğine neden olabilir.

Tırnağın sararması her zaman “tırnağın havasız kaldığı” anlamına gelmez.

Ancak renk değişikliği uzun süre devam ediyorsa, tırnak kalınlaşıyor, ufalanıyor veya tırnak yatağından ayrılıyorsa yalnızca ojeye bağlanmamalıdır. Mantar enfeksiyonları ve farklı tırnak hastalıkları da benzer değişikliklere neden olabilir.

Tırnağın Üzerinde Sürekli Oje Olması Mantar Yapar mı?

Tek başına oje kullanmak “tırnak nefes alamadığı için” mantar oluşturmaz.

Ancak özellikle yapay tırnaklarda tırnak plağının ayrılması, travma veya ürünün altında oluşan boşluklar mikroorganizmaların yerleşmesini kolaylaştırabilir.

Üstelik uzun süre tırnağın üzerini kapatan uygulamalar, altta gelişen renk veya yapı değişikliklerinin fark edilmesini geciktirebilir.

Bu nedenle problemli bir tırnağın üzerini sürekli kapatmak yerine önce nedeninin değerlendirilmesi daha doğru olur.

Kütikülleri Kesmek Gerekir mi?

Hayır.

Tırnak bakımında sık yapılan hatalardan biri de kütiküllerin agresif şekilde kesilmesidir.

Kütikül, tırnak ünitesinin mikroorganizmalara karşı oluşturduğu koruyucu bariyerin bir parçasıdır. Kesilmesi veya travmatize edilmesi tırnak çevresinde inflamasyon ve enfeksiyon riskini artırabilir.

Dolayısıyla sağlıklı tırnak bakımı yalnızca tırnak plağını değil, çevresindeki deriyi de korumayı gerektirir.

Kalıcı Ojeye Ne Kadar Ara Vermek Gerekir?

Burada herkese uygulanabilecek bilimsel olarak belirlenmiş bir “tırnakların nefes alma süresi” yoktur.

Sağlıklı ve herhangi bir problemi olmayan tırnaklarda yalnızca hava alması amacıyla belirli aralıklarla ojeyi çıkarmak zorunlu değildir.

Ancak tırnaklarda incelme, soyulma, kırılma veya hassasiyet geliştiyse uygulamalara ara vermek ve tırnakların hasarlı kısmının zaman içerisinde büyüyerek uzaklaşmasına izin vermek faydalı olabilir.

El tırnağının tamamen yenilenmesi birkaç ay sürdüğü için hasarlı tırnak plağının düzelmesi de bir gecede gerçekleşmez.

Tırnakları Nasıl Koruyabiliriz?

Tırnak sağlığında en önemli nokta “hava aldırmak” değil, gereksiz travmayı azaltmaktır.

Kalıcı ojeyi soyarak çıkarmamak, agresif törpülemeden kaçınmak, kütikülleri kesmemek ve tırnak ile çevresindeki deriyi düzenli nemlendirmek daha anlamlıdır.

Tırnaklarda sürekli kırılma, ayrılma, renk değişikliği veya şekil bozukluğu varsa problemi yeni bir oje katmanıyla kapatmak yerine dermatolojik değerlendirme gerekir.

Sonuç: Tırnakların Hava Alması Gerekir mi?

Hayır. Tırnak plağının sağlıklı kalmak için dışarıdaki havadan oksijen almasına ihtiyacı yoktur.

Bu nedenle “oje tırnağı havasız bırakır” ifadesi biyolojik olarak doğru değildir.

Ancak özellikle kalıcı oje, jel ve yapay tırnak uygulamalarının sık yapılması sırasında oluşabilecek mekanik ve kimyasal hasar tırnakları kırılganlaştırabilir.

Bu durumda ara vermenin faydası tırnağın nefes alması değil, törpüleme, çözücüler ve mekanik travmadan uzak kalarak hasarlı tırnağın büyüyüp yenilenmesine zaman tanımaktır.