Yükleniyor...
Medikal ve kozmetik dermatolojinin kesişim noktasında, cildinizin sağlığını ve doğal estetiğini önceliğimiz yapıyoruz.
“Adetim yaklaşınca neden hep aynı bölgelerde sivilce çıkıyor?”
Birçok kadın cildinin ay boyunca aynı davranmadığını fark eder. Bazı dönemlerde daha yağlı, bazı dönemlerde daha hassas hissedebilir; özellikle adet öncesinde sivilcelerin arttığını gözlemleyebilir.
Peki bu gerçekten hormonlarla mı ilişkilidir?
Kısa cevap: Evet. Adet döngüsü boyunca değişen hormonlar cildin bazı fizyolojik özelliklerini ve özellikle akne eğilimini etkileyebilir. Ancak her sivilce artışı hormonal bir hastalık olduğu anlamına gelmez.
Cilt yalnızca dış çevreden etkilenen bir organ değildir. Aynı zamanda östrojen, progesteron ve androjenler gibi hormonlara yanıt veren oldukça dinamik bir yapıdır.
Adet döngüsü boyunca bu hormonların düzeyleri değiştiği için ciltte de bazı fizyolojik değişiklikler görülebilir.
Çalışmalarda döngünün farklı dönemlerinde cilt kan akımı, sıcaklığı, terleme, elastikiyet ve bariyer fonksiyonunda bazı değişiklikler gösterilmiştir.
Ancak bu değişikliklerin hepsi her kadında aynı şekilde veya aynı şiddette görülmez.
Bu nedenle sosyal medyada sık karşılaştığımız “Döngünün şu gününde cilt kesin kurur, şu gününde kesin parlar” gibi çok net takvimler bilimsel olarak fazla iddialıdır.
Akne gelişiminde hormonlar önemli bir role sahiptir.
Özellikle androjenlerin yağ bezleri ve sebum üretimi üzerindeki etkileri, akne oluşum mekanizmasının bir parçasıdır.
Adet döngüsünün son bölümünde östrojen ve progesteron düzeylerinin değişmesiyle birlikte cildin hormonal dengesi de değişir. Akneye yatkın kişilerde bu dönem mevcut aknenin alevlenmesine katkıda bulunabilir.
Bu nedenle bazı kadınlarda adet başlamadan önceki günlerde yeni inflamatuvar sivilceler ortaya çıkabilir.
Bu durum özellikle erişkin kadın aknesinde oldukça sık karşılaştığımız bir örüntüdür.
Erişkin kadın aknesinde çene, çene hattı ve yüzün alt bölümündeki lezyonlar sık görülse de “Çene aknesi varsa kesin hormonaldir” demek doğru değildir.
Aknenin yerleşim yeri tek başına hormonal bir bozukluğu göstermez.
Adet öncesinde düzenli olarak aynı bölgelerde alevlenme görülmesi hormonal etkilenmeyi düşündürebilir; ancak akne yine genetik yatkınlık, sebum, foliküler tıkanma ve inflamasyon gibi birçok mekanizmanın birlikte rol aldığı bir hastalıktır.
Dolayısıyla yalnızca sivilcenin çıktığı bölgeye bakarak hormon testi istemek veya hormonal tedaviye başlamak doğru bir yaklaşım değildir.
Hayır.
Bu ayrım oldukça önemlidir.
Düzenli adet gören ve herhangi bir hormonal hastalığı olmayan kadınlarda da adet öncesinde akne alevlenmesi görülebilir.
Dolayısıyla her ay birkaç sivilcenin adet öncesinde ortaya çıkması tek başına polikistik over sendromu veya androjen fazlalığı anlamına gelmez.
Ancak akneye aşağıdaki belirtiler eşlik ediyorsa hormonal açıdan değerlendirme gerekebilir:
Olabilir.
Bazı çalışmalar adet öncesindeki dönemde epidermal bariyer fonksiyonunun ve irritanlara verilen yanıtın değişebileceğini gösteriyor.
Ancak burada da kişisel farklılıklar oldukça fazladır.
Bu nedenle adet öncesinde kullanılan retinoid veya asitleri herkesin mutlaka bırakması gerektiği şeklinde genel bir öneri doğru olmaz.
Eğer kişi döngünün belirli dönemlerinde cildinin daha hassas olduğunu fark ediyorsa bakım rutini, cildin toleransına göre geçici olarak sadeleştirilebilir.
Takvime değil, cildin verdiği yanıta göre hareket etmek daha doğru bir yaklaşımdır.
Bu sorunun bilimsel olarak net bir cevabı yoktur.
Ovulasyon döneminde östrojen düzeylerinin etkisiyle cildin bazı özelliklerinde değişiklikler oluşabilir ve çalışmalar bu dönemde elastisitede artış bildirmiştir.
Ancak “Yumurtlama döneminde cilt mutlaka daha parlak ve nemlidir” gibi sosyal medyada sık kullanılan ifadeler, bilimsel verilerin söylediğinden daha kesindir.
Güncel çalışmalar, örneğin cilt hidrasyonunun adet döngüsünün farklı fazlarında anlamlı şekilde değişmediğini de gösteriyor.
Dolayısıyla adet döngüsüne göre herkes için geçerli bir “iyi cilt günü takvimi” oluşturmak mümkün değildir.
Her ay cilt bakım rutinini tamamen değiştirmek çoğu zaman gerekli değildir.
Akne tedavisinde asıl önemli olan düzenli ve sürdürülebilir bir tedavi planıdır.
Çünkü akne tedavisi yalnızca yüzeyde gördüğümüz mevcut sivilceyi kurutmayı değil, yeni lezyonların oluşumunu da önlemeyi amaçlar.
Bu nedenle adet öncesinde çıkan her sivilce için rutine yeni asitler, peelingler veya kurutucu ürünler eklemek cildi gereksiz yere irrite edebilir.
Özellikle her ay tekrarlayan aknede “Çıkan sivilceyi nasıl kurutacağım?” yerine “Bu alevlenmeleri nasıl önleyebilirim?” sorusu daha anlamlıdır.
Bazı kadınlarda evet.
Standart topikal akne tedavilerinin yanı sıra uygun hastalarda hormonal mekanizmaları hedefleyen tedaviler de düşünülebilir.
Kombine oral kontraseptifler ve spironolakton bunlar arasında yer alır. Ancak bu tedaviler her adet öncesi sivilce yaşayan kişiye verilmez; kişinin akne tipi, şiddeti, tıbbi öyküsü, gebelik planı ve diğer bireysel faktörler birlikte değerlendirilir.
Özellikle erişkin dönemde devam eden, tedaviye dirençli veya belirgin siklik alevlenme gösteren aknede hormonal tedavi seçenekleri dermatolog tarafından değerlendirilebilir.
Adet öncesinde birkaç küçük sivilce çıkması oldukça sık görülebilir.
Ancak akne sürekli tekrarlıyorsa, ağrılı ve derin lezyonlar oluşuyorsa, iz bırakıyorsa veya kullanılan ürünlere rağmen kontrol altına alınamıyorsa dermatolojik değerlendirme gerekir.
Ayrıca akneye belirgin adet düzensizliği, tüylenme artışı veya saçlarda seyrelme gibi bulgular eşlik ediyorsa hormonal nedenlerin de değerlendirilmesi uygun olabilir.
Adet döngüsü yalnızca üreme sistemini değil, cildin bazı fizyolojik özelliklerini de etkileyebilir.
Bu nedenle adet öncesinde cildinizin biraz farklı davranması veya aknenizin alevlenmesi şaşırtıcı değildir.
Ancak adet öncesi akne yaşamak ile hormonal bir hastalığa sahip olmak aynı şey değildir.
Her ay tekrarlayan sivilcelerde yalnızca o gün çıkan lezyonu tedavi etmek yerine, aknenin genel örüntüsünü değerlendirmek daha anlamlıdır.
Çünkü bazen cildin verdiği en önemli bilgi tek bir sivilce değil, o sivilcenin her ay aynı dönemde tekrar ediyor olmasıdır.