Uzm. Dr. Özlem Gürbüz Nazlı

Yükleniyor...

Medikal ve kozmetik dermatolojinin kesişim noktasında, cildinizin sağlığını ve doğal estetiğini önceliğimiz yapıyoruz.

Leke Tedavisinde Lazer Her Zaman Doğru Seçenek midir?

  • Anasayfa
  • Leke Tedavisinde Lazer Her Zaman Doğru Seçenek midir?
Leke Tedavisinde Lazer Her Zaman Doğru Seçenek midir?

Leke Tedavisinde Lazer Her Zaman Doğru Seçenek midir?

“Lekelerim için lazer yaptırmak istiyorum” dermatoloji pratiğinde sık karşılaştığımız taleplerden biri.

Lazer ve ışık sistemleri bazı pigmentasyon problemlerinde oldukça etkili olabilir. Ancak her kahverengi leke aynı değildir ve her lekenin tedavisi lazer değildir.

Hatta yanlış hastada, yanlış zamanda veya uygun olmayan parametrelerle yapılan uygulamalar bazı lekelerin daha belirgin hale gelmesine neden olabilir.

Bu nedenle leke tedavisinde ilk soru “Hangi lazeri yaptıralım?” değil, “Bu leke neden oluştu?” olmalıdır.

Önce lekenin ne olduğunu bilmek gerekir

Ciltte gördüğümüz kahverengi renk değişikliklerinin altında farklı nedenler bulunabilir.

Melazma, güneşe bağlı lentigolar, akne veya başka bir inflamasyon sonrasında gelişen postinflamatuvar hiperpigmentasyon birbirinden farklı durumlardır.

Üstelik pigmentli bir lezyonun kozmetik bir problem olduğu varsayılmadan önce doğru tanısının konulması önemlidir.

Çünkü tedavi, lekenin yalnızca rengine değil; tanısına, pigmentin yerleşimine, kişinin cilt tipine ve lekenin oluşma mekanizmasına göre planlanır.

Lazer lekeyi nasıl azaltır?

Pigment tedavisinde kullanılan bazı lazer sistemleri, belirli dalga boylarındaki enerjinin melanin tarafından emilmesi prensibinden yararlanır.

Amaç pigment içeren yapıları hedeflerken çevredeki dokuda mümkün olduğunca kontrollü bir etki oluşturmaktır.

Q-switched ve pikosaniye lazerler gibi farklı teknolojiler bu amaçla kullanılabilir. Bazı hastalarda yoğun atımlı ışık (IPL) sistemlerinden de yararlanılabilir.

Ancak kullanılan cihaz kadar doğru endikasyon ve uygun parametre seçimi önemlidir.

Güneş lekelerinde lazer etkili olabilir mi?

Evet.

Özellikle solar lentigo olarak adlandırdığımız, kronik güneş maruziyetiyle ilişkili bazı lekelerde lazer ve ışık sistemleri oldukça başarılı sonuçlar sağlayabilir.

Bu tür iyi sınırlı pigmentasyonlarda hedef pigment daha belirgin olduğu için uygun cihazlarla etkili tedavi mümkün olabilir.

Ancak burada bile kişinin cilt fototipi, bronzluk durumu ve inflamasyon sonrası pigmentasyon geliştirme eğilimi dikkate alınmalıdır.

Melazmada durum neden farklı?

Melazma yalnızca cilt yüzeyinde biriken fazla pigmentten ibaret değildir.

Genetik yatkınlık, hormonal faktörler, ultraviyole ve görünür ışık maruziyeti gibi birçok mekanizmanın rol oynadığı, tekrarlama eğilimi yüksek ve kronik bir pigmentasyon problemidir.

Bu nedenle melazmada yalnızca pigmenti lazerle parçalamaya çalışmak her zaman yeterli değildir.

Bazı lazer ve enerji bazlı tedaviler uygun hastalarda fayda sağlayabilir. Ancak özellikle aşırı enerji veya tekrarlayan agresif uygulamalar inflamasyonu tetikleyerek postinflamatuvar hiperpigmentasyona, lekenin koyulaşmasına veya tekrarlamasına neden olabilir.

Bu nedenle melazmada lazer genellikle tek başına düşünülen bir tedavi değil, uygun hastalarda daha kapsamlı bir tedavi planının parçasıdır.

Koyu ciltlerde neden daha dikkatli olmak gerekir?

Cilt fototipi koyulaştıkça epidermisteki melanin miktarı artar.

Pigmenti hedefleyen lazer enerjisinin normal epidermal melanin tarafından da emilmesi, bazı cihaz ve parametrelerde yan etki riskini artırabilir.

Özellikle postinflamatuvar hiperpigmentasyon açısından yatkın kişilerde cihaz seçimi, enerji düzeyi ve uygulama aralıklarının dikkatli planlanması gerekir.

Dolayısıyla aynı lekeye sahip iki kişide bile aynı lazer ve aynı parametreler uygun olmayabilir.

Lazerden önce başka tedaviler gerekir mi?

Bazı pigmentasyon problemlerinde evet.

Özellikle melazmada tedavinin temelinde düzenli fotoproteksiyon bulunur. Geniş spektrumlu güneş korumasının yanı sıra uygun hastalarda görünür ışığa karşı koruma da önem kazanabilir.

Tanıya göre hidrokinon, azelaik asit, retinoidler, traneksamik asit veya farklı pigment düzenleyici tedaviler değerlendirilebilir.

Bazı hastalarda bu yaklaşımlar yeterli olurken bazı hastalarda kimyasal peeling, mikroiğneleme veya lazer ve diğer enerji bazlı sistemler tedaviye eklenebilir.

Yani lazer her zaman ilk basamak olmak zorunda değildir.

Lazer yaptırınca leke tamamen geçer mi?

Bunu garanti etmek mümkün değildir.

Bazı solar lentigolar lazer tedavisine oldukça iyi yanıt verebilirken melazma gibi kronik durumlarda tedaviden sonra tekrar pigmentasyon gelişebilir.

Bu nedenle başarılı bir leke tedavisinde yalnızca mevcut pigmenti azaltmak değil, yeniden oluşmasını tetikleyen faktörleri kontrol etmek ve uygun bir idame planı oluşturmak da önemlidir.

Leke tedavisinde doğru yaklaşım nedir?

Öncelikle doğru tanı.

Ardından kişinin cilt tipi, lekenin derinliği ve yaygınlığı, güneş maruziyeti, daha önce uygulanan tedaviler ve pigmentasyon eğilimi değerlendirilmelidir.

Bundan sonra topikal tedaviler, fotoproteksiyon, lazer ve ışık sistemleri veya farklı yöntemlerden hangilerinin kullanılacağına karar verilebilir.

Bazen en doğru seçenek lazer olabilir.

Bazen önce cildi tedaviye hazırlamak gerekir.

Bazen de lazer yapmamak en doğru tedavi kararıdır.

Sonuç

Lazer teknolojileri leke tedavisinde güçlü araçlardır; ancak her pigmentasyon problemi için tek ve en iyi çözüm değildir.

Özellikle melazma gibi tekrarlama eğilimi yüksek durumlarda agresif tedavi her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez.

Leke tedavisinde başarı, en güçlü cihazı kullanmaktan değil; doğru tanıya, doğru hastada, doğru zamanda ve doğru yöntemle müdahale etmekten geçer.