Yükleniyor...
Medikal ve kozmetik dermatolojinin kesişim noktasında, cildinizin sağlığını ve doğal estetiğini önceliğimiz yapıyoruz.
Yüzünüzde sürekli “sivilceler” çıkıyor, akne ürünleri kullanıyorsunuz ama bir türlü geçmiyor…
Belki de sorun kullandığınız ürünlerde değil, bu lezyonların gerçekten akne olup olmadığında olabilir.
Çünkü günlük hayatta “sivilce” olarak tanımladığımız her kırmızı kabarıklık akne değildir. Birbirine benzeyen farklı dermatolojik hastalıklar tamamen farklı tedaviler gerektirebilir.
Akneyi nasıl tanırız?
Akne vulgaris; kıl folikülü ve yağ bezlerini etkileyen kronik inflamatuvar bir deri hastalığıdır.
Akne gelişiminde sebum üretimi, foliküler keratinizasyon, Cutibacterium acnes ile ilişkili değişiklikler ve inflamasyon birlikte rol oynar.
Ciltte;
• Açık ve kapalı komedonlar,
• Kırmızı kabarıklıklar,
• İltihaplı püstüller,
• Daha derin nodül ve kistler
görülebilir.
Özellikle komedonların, yani siyah ve beyaz noktaların varlığı, akneyi ona benzeyen bazı hastalıklardan ayırmada önemli bir ipucudur.
Rozasea akneyle karışabilir mi?
Evet, oldukça sık karışabilir.
Özellikle papülopüstüler rozaseada yüzde akneye benzeyen kırmızı kabarıklıklar ve püstüller görülebilir.
Ancak rozaseada genellikle komedonlar bulunmaz.
Bunun yerine yüzün orta bölümünde kalıcı veya tekrarlayan kızarıklık, sıcaklık hissi, yanma-batma ve kılcal damar görünümü eşlik edebilir.
Güneş, sıcak ortam, alkol veya bazı yiyecek ve içecekler de bazı kişilerde şikâyetleri tetikleyebilir.
Dolayısıyla rozaseayı akne zannedip cilde yoğun peeling ve agresif akne ürünleri uygulamak hassasiyeti daha da artırabilir.
Ağız çevresindeki her sivilce akne midir?
Hayır.
Özellikle ağız, burun ve bazen göz çevresinde görülen küçük kırmızı kabarıklıklar periorifisyal dermatit adı verilen farklı bir hastalığa ait olabilir.
Bu durumda genellikle birbirine benzeyen küçük papül ve püstüller görülür ve komedonlar tipik değildir.
Topikal kortikosteroid kullanımı, bazı kozmetik ürünler ve farklı çevresel faktörler hastalığın ortaya çıkması veya kötüleşmesiyle ilişkili olabilir.
Özellikle kortizonlu kremler başlangıçta kızarıklığı azaltıyor gibi görünse de kontrolsüz kullanım hastalığın devam etmesine veya daha belirgin hale gelmesine neden olabilir.
Folikülit sivilceye benzeyebilir mi?
Evet.
Folikülit, kıl folikülünün inflamasyonudur ve bakteriler, mayalar veya farklı nedenlerle gelişebilir.
Öneğin Malassezia folikülitinde özellikle alın, saç çizgisi, göğüs ve sırt bölgesinde birbirine oldukça benzeyen küçük kabarıklıklar ve püstüller görülebilir. Kaşıntı eşlik edebilir.
Klasik akneden farklı olarak komedonlar görülmez ve lezyonların birbirine çok benzer görünmesi önemli bir ipucu olabilir.
Bu ayrım önemlidir çünkü akne için kullanılan bazı antibiyotik tedavileri Malassezia folikülitinde fayda sağlamayabilir, hatta bazı durumlarda tabloyu kötüleştirebilir.
Kullandığınız ilaçlar sivilce benzeri döküntü yapabilir mi?
Evet.
Bazı ilaçlar akneiform erüpsiyon adı verilen, akneye benzeyen döküntülere neden olabilir.
Kortikosteroidler, lityum ve bazı antiepileptik veya hedefe yönelik kanser tedavileri bunlara örnek verilebilir.
Bu döküntüler klasik akneden farklı olarak bazen aniden başlar ve lezyonlar birbirine oldukça benzer görünür. Komedonların olmaması da ayırıcı tanıda yardımcı olabilir.
Ancak kullanılan bir ilacın sorumlu olduğu düşünülüyorsa ilaç kendi kendine kesilmemeli; tedaviyi düzenleyen hekimle birlikte değerlendirilmelidir.
Kozmetik ürünler de sivilce benzeri döküntülere yol açabilir mi?
Bazı cilt ve saç bakım ürünleri akneyi tetikleyebilir veya mevcut akneyi kötüleştirebilir.
Ancak bazen sorun bunun tam tersidir:
“Sivilceleri kurutmak” amacıyla çok sayıda asit, peeling, retinoid veya sert temizleyici kullanılması irritan dermatite neden olabilir. Ortaya çıkan kızarıklık ve küçük kabarıklıklar da kişi tarafından yeni sivilceler olarak yorumlanabilir.
Sonuçta daha fazla ürün kullanılır, cilt daha fazla tahriş olur ve bir kısır döngü oluşabilir.
“Mantar aknesi” gerçekten akne midir?
Sosyal medyada sık kullanılan “fungal acne” veya “mantar aknesi” ifadesi tıbbi olarak yanıltıcıdır.
Çoğu zaman bu ifadeyle kastedilen durum Malassezia folikülitidir.
Yani aslında bir akne türü değildir. Akneye benzeyebildiği için bu isim popülerleşmiştir ancak oluşum mekanizması ve tedavisi farklıdır.
Bu nedenle yalnızca fotoğraflara bakarak kendi kendine “mantar aknesi” tanısı koymak doğru değildir.
Geçmeyen sivilcelerde ne zaman tanıyı sorgulamalıyız?
Uygun akne tedavisine rağmen beklenen yanıt alınamıyorsa tanıyı yeniden değerlendirmek gerekir.
Özellikle;
• Hiç siyah veya beyaz nokta yoksa,
• Lezyonların tamamı birbirine çok benziyorsa,
• Belirgin kaşıntı veya yanma eşlik ediyorsa,
• Yüzde sürekli kızarıklık ve kılcal damarlar varsa,
• Döküntüler ağız veya göz çevresinde yoğunlaşıyorsa,
• Yeni bir ilaç başladıktan sonra aniden ortaya çıktıysa
akne dışındaki nedenler de düşünülmelidir.
Sonuç: Her sivilce akne değildir
Ciltte gördüğümüz kırmızı bir kabarıklığın görüntüsü bize her zaman nedenini söylemez.
Akne, rozasea, periorifisyal dermatit, folikülitler ve akneiform erüpsiyonlar birbirine benzeyebilir ancak tedavileri aynı değildir.
Bu nedenle aylarca farklı “sivilce ürünleri” denemenize rağmen sonuç alamıyorsanız çözüm rutine daha güçlü bir asit veya yeni bir serum eklemek olmayabilir.
Bazen geçmeyen sivilcelerin tedavisindeki en önemli adım, önce gerçekten sivilce olup olmadıklarını belirlemektir.