Uzm. Dr. Özlem Gürbüz Nazlı

Yükleniyor...

Medikal ve kozmetik dermatolojinin kesişim noktasında, cildinizin sağlığını ve doğal estetiğini önceliğimiz yapıyoruz.

Doğal Sonuç İsteyen Hastalarda Kozmetik İşlem Planlaması Nasıl Yapılır?

  • Anasayfa
  • Doğal Sonuç İsteyen Hastalarda Kozmetik İşlem Planlaması Nasıl Yapılır?
Doğal Sonuç İsteyen Hastalarda Kozmetik İşlem Planlaması Nasıl Yapılır?

Doğal Sonuç İsteyen Hastalarda Kozmetik İşlem Planlaması Nasıl Yapılır?

Kozmetik uygulamalar söz konusu olduğunda hastaların en sık söylediği cümlelerden biri şudur:

“İşlem yaptırdığım belli olmasın, doğal görünsün.”

Aslında doğal bir sonuç elde etmek, hiçbir değişiklik yapmamak anlamına gelmez. Amaç kişinin yüzünü başka bir yüze dönüştürmek değil; mevcut anatomisini, mimiklerini ve yüz oranlarını koruyarak ihtiyaç duyulan alanlarda dengeli bir iyileşme sağlamaktır.

Peki bu nasıl planlanır?

Önce işlem değil, yüz değerlendirilir

Doğal sonuç için planlama “Nereye botoks yapalım?” veya “Kaç ml dolgu kullanalım?” sorusuyla başlamamalıdır.

Öncelikle yüzün bütünü değerlendirilmelidir.

Yüz oranları, kemik yapı, yağ dokusunun dağılımı, cilt kalitesi, mimik kaslarının hareketi ve sağ-sol asimetrileri birbirinden bağımsız değildir. Bir bölgeye yapılan müdahale, yüzün genel dengesini de etkileyebilir.

Bu nedenle iyi bir kozmetik planlama tek bir çizgiye veya bölgeye değil, yüzün tamamına bakmayı gerektirir.

Her yaşlanma belirtisi hacim kaybı değildir

Yüz yaşlanması yalnızca kırışıklık oluşumundan ibaret değildir.

Zaman içerisinde ciltte kolajen ve elastikiyet kaybı gelişirken yüzün yağ kompartımanlarında, bağ dokularında ve kemik yapısında da değişiklikler meydana gelir.

Dolayısıyla her çöküklüğün çözümü dolgu, her kırışıklığın çözümü botoks değildir.

Bazen öncelik cilt kalitesini iyileştirmek, bazen kas aktivitesini düzenlemek, bazen hacim desteği sağlamak; bazen de hiçbir işlem yapnamak olabilir.

Doğal sonucun temelinde doğru probleme doğru müdahaleyi seçmek vardır.

Yüz yalnızca hareketsizken değerlendirilmez

İnsan yüzü dinamiktir.

Gülerken, konuşurken, kaşlarımızı kaldırırken veya kaşlarımızı çatarken yüzün farklı bölgeleri birlikte hareket eder. Bu nedenle özellikle botulinum toksin uygulamalarında yalnızca istirahat halindeki görüntüye bakmak yeterli değildir.

Kasların gücü ve birbirleriyle olan dengesi değerlendirilerek planlama yapılması, mimiklerin gereğinden fazla kısıtlanmasının önüne geçmeye yardımcı olur.

Amaç tamamen hareketsiz bir yüz oluşturmak değil, istenmeyen kas aktivitesini azaltırken doğal ifadeyi mümkün olduğunca korumaktır.

Daha fazla ürün, daha iyi sonuç anlamına gelmez

Özellikle dolgu uygulamalarında kullanılan ürün miktarı tek başına başarı kriteri değildir.

Gereğinden fazla hacim eklemek yüzün doğal oranlarını değiştirebilir ve zaman içerisinde kişinin kendisine özgü yüz özelliklerinin kaybolmasına neden olabilir.

Bu nedenle uygun hastalarda konservatif miktarlarla başlamak ve sonucu değerlendirdikten sonra gerekirse tedaviyi aşamalı olarak sürdürmek daha kontrollü bir yaklaşım sağlayabilir.

Bazen doğal görünümün sırrı daha fazla işlem yapmak değil, nerede durulacağını bilmektir.

Her yüz aynı estetik şablona göre tedavi edilmemeli

Sosyal medyanın etkisiyle belirli dudak, çene, elmacık kemiği veya kaş şekilleri dönem dönem popüler hale gelebiliyor.

Ancak aynı oranları ve aynı uygulamaları her yüze taşımak doğal sonuç oluşturmaz.

Cinsiyet, yaş, yüz şekli, kemik yapısı, mevcut asimetriler ve kişinin kendine özgü özellikleri tedavi planında dikkate alınmalıdır.

Amaç herkesi aynı estetik ideale yaklaştırmak değil, kişinin kendi yüzündeki dengeyi korumaktır.

Kombine tedavi her zaman daha fazla işlem demek değildir

Yüz yaşlanmasının farklı bileşenleri olduğu için bazı hastalarda birden fazla tedavi yönteminden yararlanmak gerekebilir.

Botulinum toksin kas aktivitesini hedeflerken dolgular hacim ve yapısal destek amacıyla kullanılabilir. Lazer, ışık ve enerji bazlı sistemler veya farklı enjeksiyon uygulamaları ise uygun hastalarda cilt kalitesine yönelik tedavi planının parçaları olabilir.

Ancak bütün bu işlemlerin aynı kişiye yapılması gerektiği anlamına gelmez.

Kombine tedavinin amacı işlem sayısını artırmak değil, farklı problemlere uygun yöntemleri seçmektir.

Hastanın beklentisi neden önemli?

Kozmetik uygulamalarda başarılı bir sonuç yalnızca teknik olarak doğru yapılmış bir işlem değildir.

Hastanın hangi görüntüden rahatsız olduğu, nasıl bir değişiklik beklediği ve ne kadar değişim istediği de değerlendirilmelidir.

Bazen hekimin yapılabileceğini düşündüğü bir değişiklik hastanın beklentisiyle örtüşmeyabilir. Bazen de kişinin talep ettiği işlem yüz anatomisi açısından uygun olmayabilir.

Bu nedenle iyi bir estetik planlamanın önemli bir parçası da hangi işlemin yapılacağını konuşmak kadar, hangi işlemin yapılmaması gerektiğine karar vermektir.

Doğal sonuç ne demektir?

Doğallık, işlem sonrasında hiçbir değişiklik olmaması değildir.

İyi planlanmış bir kozmetik uygulamada kişi daha dinlenmiş, daha dengeli veya daha canlı görünebilir; ancak yüzünün temel karakteristik özellikleri korunur.

Bu nedenle doğal sonuç için tek bir işlem protokolü veya standart ürün miktarı yoktur.

Doğal sonuç; doğru hasta seçimi, anatomik değerlendirme, uygun ürün ve teknik, kontrollü miktarlar ve gerektiğinde aşamalı tedavinin birlikte planlanmasıyla elde edilir.

Kozmetik dermatolojide hedef yeni bir yüz oluşturmak değil; kişinin kendi yüzünü koruyarak, gerçekten ihtiyaç duyduğu alanlara müdahale etmektir.